Lütfen bekleyin..
istanbul
26 Mart 2019, 10:51

Reflü

12 Haziran 2018, 13:22

Reflü

Reflüyü Hafife Almayın

Tedavi Edilmezse Kansere Çevirebilir

Beslenme düzenimizdeki değişiklikler, şişmanlık, sigara ve alkol kullanımındaki artış, reflü hastalığını tetikliyor. Reflü hastalığı, tıp dilinde "gastroözofagial reflü" diye adlandırılır ve mide içeriğinin, yemek borusuna geri kaçması olarak tarif edilebilir.

Normal olarak, yemek borusu ile midenin birleşim bölgesinde, bir tür çekvalf görevi yapan, anatomik bir kas yapısı bulunur. Öyle ki, lokmaların mideye geçmesine müsaade ederken, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını engelleyen anatomik bir bariyer oluşturur. Böyle bir bariyerin olmaması durumunda, baş aşağı amuda kalkan bir insanın midesindekiler yer çekimine uyarak ağzından boşalırdı. İşte bu bariyeri oluşturan faktörlerdeki her hangi bir bozukluk, bu kas mekanizmasını bozacak, buradaki normal basıncı azaltacak ve mide içindekilerin yemek borusuna geri kaçmasına yol açacaktır. İşte bu durumda reflü meydana gelmektedir.

Reflü hastalığının oluşmasının sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:

* Yukarda sözünü ettiğimiz kas yetmezliği durumunda azalan kas tonusu reflüye sebep olmaktadır.

* Mide fıtığı (hiatus hernisi), diyaframın zayıf aralığından midenin bir kısmının göğüs boşluğuna kayması halidir. Bu durum, kasın anatomik yapısını da bozacağından reflüye yol açacaktır.

* Mide asit sekresyonunun, bazı sebeplere bağlı olarak artması da reflüye zemin hazırlar.

* Mide boşalmasının gecikmesi, midede gıdaların birikerek genleşmeye (distansiyona) sebep olması, asit sekresyonunun artmasına, mide içi basıncın artmasına ve reflüye sebep olur.

 

Reflü ile yemek borusuna kaçan mide muhtevası içinde mide asidi, safra asitleri gibi tahriş edici etkenler vardır. Bu yüzden yemek borusu alt ucunda, bir takım hasarlara sebep olabilir. Zira yemek borusu mukozası, midede olduğu gibi bu asitlere dayanıklı değildir. Reflüden kaynaklanan asitle yıkanan yemek borusunda, asidin tahrişi ile iltihabi durum gelişebilir, hatta ülser ve kanamalara sebep olabilir. En önemlisi ise bu bölgede sürekli asit iritasyonuna bağlı olarak, mukoza yapısında kansere dönüşebilen hücre değişikliklerinin oluşmasıdır. İşte tüm bu sebeplerden dolayı, reflü oldukça önemli bir hastalıktır ve mutlaka takibi ve tedavisi gerekir.

Reflü Hastalığının Belirtileri

Reflü hastalığının en dikkat çekici belirtileri, yanma, ağza acı su gelmesi, ağrı ve geğirmedir. Yanma, mide ve göğüs bölgesinde hissedilir. Özellikle midenin dolu olduğu saatlerde ve yatarken ağza ve boğaza, yakıcı asitli sıvı gelebilir. Ağrı daha çok göğüstedir ve sırta vurabilir. Hastalar sık sık geğirmekten şikayetçidirler. Bazen enfarktüse benzer göğüs ağrısına sebep olur ve anginal ağrı ile sıkça karıştırılır. Boğazda oluşan tahrişe bağlı, ses kısıklığı, gıcık tarzında öksürük, astım krizleri oluşabilir.

Hastalığın tanısında, radyolojik tetkikler, özofagus manometresi, izotop testleri, PH metri yöntemler kullanılsa da asıl tercih edilecek tanı yöntemi endoskopik tetkiktir. Endoskopik tetkikle, reflü hastalığı ve sebepleri hakkında bilgi sahibi olunması ve reflüye bağlı, özofagit, darlık, kanama, ülser, prekanseröz barrett özofagus olup olmadığına karar vermek mümkündür.

Reflü hastalığı genelde kronik bir rahatsızlık olduğundan, sürekli ilaç kullanımını gerektirebilir. İlaç tedavisinin yanı sıra, endoskopik ya da cerrahi tedavi seçenekleri de vardır. Reflü hastalığı olan kimselerin diyet ve postürle ilgili önlemlere çok dikkat etmesi gerekir.

Özellikle kahve, çikolata, krema, soslu yiyecekler, kızartmalar, çiğ soğan, sarımsak, susam, alkol, kola ve sigaranın reflüyü artırdığı bilinmektedir. Fazla kiloları vermek, karın basıncını artıran dar kemer ve korse kullanmamak, eğilerek iş yapmamak ve tok karınla yatmamak, yatarken baş seviyesini yükseltmek, reflü oluşumunu azaltan tedbirler olarak sayılabilir.

Reflü İlaçları

Gastroözefageal reflü hastalığının organik bir sebebi vardır. Genelde sadece yaşam tarzı değişikliği ile önlenemez gastroözefageal reflü hastalığında ilaç tedavisi çok önemli bir yer tutar. Medikal tedavide yer alan anti asit grubu reflü ilaçları yemek borusunu koruyarak ve mide asiditesini bastırarak tedaviye yardımcı olurlar. Reflü ilaçlarının kullanımında dikkat etmeniz gereken şey ise mutlaka doktor kontrolünde alınması gerektiğidir.  Mide asidini bastıran H2 blokerleri ve proton pompa inhibitörleri gibi reflü ilaçları da doktorunuzun öngöreceği dozlarda kullanılmalıdır. İlaç tedavisi ile hastaların çoğunda gastroözefageal reflü hastalığının bulguları önlenebilir. Reflü ilaçlarının yanı sıra asidin yemek borusundan mideye aşağı doğru geçişini kolaylaştıran Prokinetik ilaçlar da tedavide yer alırlar. Eğer reflü şikayetleri ilaç tedavisi ile azalmıyorsa ya da kanama, Barrett, darlık gibi komplikasyonlar varsa cerrahi tekniklerden faydalanılabilir. Cerrahi teknikler asit reflüsünü önleyen yemek borusu ve mide arasındaki doğal bariyerleri düzeltirler.

Reflü Ülsere Neden Olur Mu?

Reflü bazı durumlarda ülsere neden olabilir. Klasik reflü belirtileri, hastanın reflü olma tanısını kuvvetlendirir. Daha rasyonel bulguların; endoskopik incelemeyle ve 24 saat süreyle yemek borusuna gelen mide asidinin bir cihaz yardımıyla ölçülmesi ile reflü olup olmadığı belirlenebilmektedir. Reflüye bağlı olarak kanama, ülser, yemek borusunda delinme veya darlık gelişebilmektedir.

Reflü Hastalarında Kanser Riski!

Reflü kanser yapar mı endişesinin cevabı ise yeni uzman kontrolünden geçiyor. Reflünün halk arasındaki en korkulan komplikasyonu kanser gelişimidir. “Barrettözofagus” denilen hücresel bir dönüşüm buna zemin hazırlamaktadır. Barrettözofagus’un sıklığı reflülü hastalarda %3-20 arasında değişmektedir. Barrettözofagus’lu hastalardan yıllık kanser gelişme sıklığı ise %0,5 dolayındadır. Dolayısıyla reflü kanser yapar diyemeyiz. Ancak kontrollerin aksatılmaması gerekir.

Reflü ve Gastrit Arasındaki Farklar!

Çoğu kişi reflü ve gastrit hastalıklarını birbiriyle karıştırabiliyor. Ancak reflü ve gastrit birbirinden ayrı rahatsızlıklar olup, kimi zaman kişide bu iki hastalığa birden de rastlanabilir. Gastrit, mide asitliğindeki artma ve mideyi asitten koruyan faktörlerin azalması sonucu ortaya çıkan mide veya oniki parmak bağırsağının iltihabıdır. Reflü ise mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışıdır. Gastrit belirtileri arasında mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülürken, mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, reflünün en sık görülen belirtisidir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
HASTALIKLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Tifo Nedir?
Nefrit Nedir?
Hirsutizm Nedir?
Hipofiz Tümörleri Nedir?
Hipofiz Bezi Yetmezliği Nedir?
Frengi Nedir?
    RSS
    © 2019 - TIPİLMİ- Sağlık,Hastalıklar.Tıp öğrencileri,Tıp notları