Lütfen bekleyin..
istanbul
11°
18 Aralık 2018, 13:56

BAĞIMLILIK NEDİR

06 Mayıs 2018, 13:53

BAĞIMLILIK NEDİR

Bağımlılık zarar verici sonuçlar doğurmasına karşın, zorlantılı bir şekilde madde arama ve kullanma ile karakterize süreğen ve tekrarlayıcı bir beyin hastalığıdır. Bu hastalığa zarar verici davranışlar da eşlik etmektedir. Bağımlılık, hem beyni hem de davranışları etkileyen bir hastalıktır. Ancak bu hastalığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu unutmamak gerekir. Bu hastalığın gelişmesi ve ilerlemesinde birçok biyolojik ve çevresel etmenler rol oynamaktadır. Ancak bağımlılık bir sürecin sonunda gelişen bir olgudur. Bağımlılık gelişene kadar kişi bazı evrelerden geçer. Önce denemek amaçlı kullanım, daha sonra sosyal kullanım ve bu aşamadan sonra kötüye kullanım ve bağımlılık ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle alkol ve madde kullanımının erken tanınması ile birçok olumsuz sonucun gelişmesi önlenebilir. Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından hazırlanmış olan tanı sınıflamasında (DSMIV) bağımlılık tanısı şu ölçütlere dayanarak konmaktadır: Bağımlılık 12 aylık bir dönem içinde aşağıda sıralanan belirtilerden üç veya daha fazlasının bulunması ile tanımlanır.

    Tolerans gelişmesi

    Yoksunluk belirtileri

    Tasarlandığından daha uzun süre ve yüksek miktarlarda alkol madde alınması

    Sık ve başarısız bırakma girişimleri

    Alkol maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için büyük zaman harcama

    Alkol madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalması ya da tamamen     bırakılması

    Zarar görmesine rağmen madde kullanımını sürdürme

Alkol ve madde bağımlılığı tanısı kişiden alınan öykü, yoksunluk belirtilerinin gözlenmesi, idrar ve kan testleri ve saç testi ile konmaktadır. Bağımlılık tedavisi olan, düzelebilen bir hastalıktır. Alkolsüz maddesiz yaşamın yeniden inşa edilmesi ile birlikte, alkol madde kullanımı sonucu oluşan kayıpların giderilmesi mümkün olmaktadır.

 

BAĞIMLILIK TANISI ÖLÇÜTLERİ NELERDİR ?

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından hazırlanmış olan tanı sınıflamasında (DSMIV) bağımlılık tanısı şu ölçütlere dayanarak konmaktadır: Bağımlılık 12 aylık bir dönem içinde aşağıda sıralanan belirtilerden üç veya daha fazlasının bulunması ile tanımlanır.

Tolerans gelişmesi: Maddenin etkisinin ortaya çıkabilmesi için kullanılan madde miktarının artırılması ihtiyacıdır. Madde kullanımına ilk başlandığı zaman kullanılan miktar bir süre sonra aynı etkiyi ortaya çıkarmamaktadır. Örneğin ortalama günde 20 tane sigara kullanan bir bağımlı, siagara kullanmaya ilk başladığından bundan çok daha az sayıda sigara içmektedir. Opiyat (eroin) ve uyarıcıları (kokain) yoğun bir biçimde kullananlarda önemli ölçüde tolerans gelişebilir.

    Yoksunluk belirtileri: Uzun süre yoğun bir biçimde kullanılan maddenin, kullanımı kesildiğinde veya azaltıldığında, kanda ve dokulardaki madde düzeyi düşmeye başladığında, ortaya çıkan fizyolojik ve bilişsel belirtiler ve bunlara eşlik eden uyumu bozan davranışsal değişikliklerdir. Bu hoş olmayan yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması ile kişi tekrar madde kullanarak bu belirtilerden kaçmayı veya hafifletmeyi sağlamaya çalışır. Kullanılan maddenin cinsine göre ortaya çıkan yoksunluk belirtileri farklılık gösterir. Alkol gibi bazı maddelerin vücuttan çekilmesi sırasında ortaya çıkan bu yoksunluk belirtileri yaşamı tehdit eder nitelikte olabilir.

    Tasarlandığından daha uzun süre ve yüksek miktarlarda alkol madde alınması: Kişinin madde kullanımını kontrol etme çabaları başarısızlıkla sonuçlanır. Kullanım miktar ve süresi kontrol dışı bir hal alır.

    Sık ve başarısız bırakma girişimleri: Alkol madde kullanımını kontrol etmek için girişilen bir diğer çaba bırakma girişimleridir. Bağımlılık düzeyine gelmeden önceki kontrollü kullanım dönemine dönme umudu ile bırakma girişimleri olur, ancak bu girişimler başarısızlıkla sonuçlanır.

Alkol maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için büyük zaman harcama: Tüm yaşam alkol maddenin etkisinin yeniden tesis edilmesi ve bunun son kez olmasına karar verme çabası üzerine kurulu bir hal alır.

    Alkol madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalması ya da tamamen bırakılması: Alkol madde kullanımını sürdürmek ve madde kullanan arkadaşları ile daha çok zaman geçirmek için ailesi ile ilgili etkinliklerden ve özel zevklerinden uzak durur. İşine karşı ilgisi, işe odaklanması bozulur ve çalışma hayatında sorunlar yaşanmasına neden olur. tüm yaşam madde temini ve kullanımı etrafında döndüğü için kişinin kendisini sosyal, kişisel ve mesleki etkinliklerden kaçınma ve giderek daha büyük oranlarda kayıp yaşanmasına yol açar.

   Zarar görmesine rağmen madde kullanımını sürdürme: Alkol madde kullanımı giderek diğer tüm önemli etkinliklerinin yerini alır. Bunun sonucunda psikolojik, fiziksel ya da sosyal sorunlara yol açtığını bildiği halde madde kullanımı sürdürülür.

 

Bağımlılık Yapan Maddeler ve Etkileri :

Beynimizde hissetmemizi ve hareket etmemizi sağlayan bir çok kimyasal madde vardır. Kötüye kullanılan ve bağımlılık yapan bir çok madde farklı yollarla beyine ulaşarak normal olan hissetme biçimimizi değiştirirler. Vücuda giren bu maddeler normal olan sağlıklı vücut işlevlerini bozarlar ve onları olumsuz etkilerler.

      İnsan beyni bir konuyu düşünmeye başladığında bir seri kimyasal reaksiyon birbiri ardına işlemeye başlar. Karaciğer ve böbrek gibi organların işlevleri kimyasal tepkiler tarafından kontrol edilmektedir. Benzer çalışma biçimi beyin ve santral sinir sisteminin geri kalan kısmında da (omurilik,ellere ve ayaklara giden sinirler) kendini göstermektedir. Bu nedenle duygularımızı değiştirmek için alınan bir maddenin beynimizde süre giden işlevleri etkilemesi beklenilen doğal bir tepkidir. Aynı zamanda bu maddelerin bazı uzun süreli etkileri, şizofreni ve depresyon gibi ruhsal bozukluk biçimlerine de benzemektedir.

      Kötüye kullanılan bütün maddelerin temel etkileri beyinde olmaktadır. Beyine ulaşabilmek için izledikleri yollarda görülen farklılıklar etkileme sürelerini ve etki şiddetlerini belirtmesi açısından önemlidir. Her kullanım biçiminde maddeler beyine kan dolaşımı yoluyla ulaşır ve her kullanım biçiminin kendine özgü tehlikeleri vardır.

      Maddelerin vücuda dolayısıyla beyine alınma yollarını aşağıda ki şekilde sınıflandırabiliriz;

Enjektörle
Solunum Yoluyla,
Ağız yoluyla,

      Hücre gövdesi; sodyum, klor ve kalsiyum gibi bazı maddelerin seçici olarak içeriye alınması ve bazı maddelerin dışarı atılması görevini üstlenir. Bu görev hücreyi saran hücre zarı tarafından düzenlenir. Maddelerin alınması ise; hücreye giren ve çıkan maddelerin denetlenmesini engeller. Maddelerin bazıları etkilerinin bir kısmını sinir hücresi veya nöron zarına etki ile oluşturur.

      Beyin hücreleri aslında birbirlerine değmezler. Bunun yerine hücreler arasında sinaps adı verilen ufak bir boşluk vardır. Bu nedenle bir hücre diğer bir hücreye etki etmek istediğinde bu boşluğa bir şekilde kimyasal maddeler salgılar. Bu kimyasal maddeler ise ufak algılayıcılar(reseptörler) tarafından algılanır ve uyarılırlar. Bu sayede ikinci hücrede istenilen etkiler ortaya çıkar.

      İşte uyuşturucu maddeler; beynimizde bulunan bu ufak algılayıcıların normal durumlarını bozar ve yaşadıklarımızı yanlış algılamamıza sebep olur. Yani uyuşturucu madde kullanan bir insanın durumu artık normal değildir çünkü vücut kimyası değişmeye başlamıştır.

Psikolojik Bağımlılık (Alışkanlık)

    Uyuşturucu maddeler duygularımıza etki ederken sınırlı sayıda belirti ortaya çıkmasını bekleriz, tabii ki beklenilen etkilerin hiç biri doğal değildir. İnsanı; mutlu, neşeli, gergin veya gevşemiş, şaşkın veya algıları uyarılmış ve hayal gören bir kişi yapabilir. Ortaya çıkan bu değişikliklerin sebebi; uyuşturucu maddenin beyin kimyasını ve beyindeki algılayıcıları etkileyerek onları değişikliğe uğratmasıdır.

    Maddelerin bu keyif verici etkileri psikolojik bağımlılık veya alışkanlık diye bilinen bir durumun ortaya çıkmasına sebep olur. Psikolojik bağımlılık bir maddeyi kullandığınızda kendinizi tekrar onu kullanma isteği içinde bulmanız olarak tanımlanacaktır. Bu istek belki aynı gece, belki de iki hafta sonra ortaya çıkacaktır, ancak sonuç aynıdır.

    Uyuşturucu kullanmanın bir bedeli vardır! Bu bedel az yada çok ödenir. Maddeye ödeyeceğiniz maddi bedel az ve maddenin olumsuz etkileri çok fazla değil ise; psikolojik bağımlılık çok önemli bir sorun olmayabilir. Buna karşın uyuşturucu maddeyi alabilmek için fazla miktarda para harcamaya başladıysanız, zamanınızı ve çabanızın büyük bir kısmını maddeyi elde edebilmek için geçiriyorsanız, işinizde sorunlar yaşıyorsanız, adli sorunlar ortaya çıkıyorsa, başkalarıyla olan ilişkileriniz madde kullanımı nedeniyle etkileniyorsa sizde psikolojik bağımlılık gelişmiştir.

Fiziksel Bağımlılık (Müptelalık)

    Vücut tekrarlanan madde kullanımlarında maddenin ani etkilerine karşı bir direnç geliştirirse fiziksel bağımlılık oluşur.

    Madde etkilerine rağmen normal işlevini sürdürebilme çabaları içinde olan vücutta hücre zarı, algılayıcılar ve beyin kimyası bir dizi değişikliğe uğrar. Bu durumun ortaya çıkması günler, haftalar sürebilir, bu nedenle fiziksel bağımlılığın azalması veya kaybolması için de benzer bir zaman süresinin geçmesi gerekmektedir.

    Fiziksel bağımlılık olarak adlandırılan koruyucu bir dizi değişiklik ortaya çıktıktan sonra, kullanılan madde miktarını azaltma veya tamamen kesme çabası, yoksunluk belirtisi olarak bilinen bir dizi sorunun ortaya çıkmasına sebep olur.

    Uyuşturucu maddeye karşı psikolojik bağımlılık gelişmeksizin fiziksel bağımlılığın gelişmesi imkansız gibidir. Bir maddenin fiziksel bağımlılık gelişebilecek şekilde bir maddeyi uzun süre ve yüksek dozlarda kullanması için psikolojik bağımlılık olmasını düşündürür. Aynı zamanda fiziksel bağımlılık geliştiğinde ise bağımlının kendini rahatsız eden belirtilerden kurtulması için tekrar madde kullanması gerektiğini keşfetmesi çok uzun sürmez. Bu maddenin tekrar kullanılmaya başlamasında psikolojik ve fiziksel baskıların olduğu anlamına gelir. Fiziksel ve psikolojik bir huzursuzluktan kurtulma da daha güçlü bir psikolojik bağımlılığı ortaya çıkartır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
NON NARKOTİK Kategorisindeki Diğer Haberler
İç işleri Bakanlığının yeni harekete geçireceği uygulama ile uyuş..
Neler Narkotiktir
Kullanımla Mücadele
    RSS
    © 2018 - TIPİLMİ- Sağlık,Hastalıklar.Tıp öğrencileri,Tıp notları